HÜLÂSATÜ'L ÂBİDÎN İTİKÂD DERSLERİ

Allah Teala'dan öğrenilen bir şey insanı hakiki ilim, hakiki iman mertebesine ulaştırırsa da; kulun, imanın sıhhat şartlarından biri olan "yakın" mertebesine yükselmesi, düşünmesine ve yaratılan varlıkları araştırarak kendisinde bir yakın hasıl etmesine bağlıdır. Kul ancak o zaman taklidi imandan kurtulup, tahkiki iman seviyesine yani iman-ı hakiki makamına yükselmiş olur.

AHMET YAŞAR

İLİM NURUYLA KEMALE ERMEK

Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in: “Allah Teâlâ (c.c) bir insana hayır vermeyi murat ettiği zaman onu dinin de anlayışlı kılar,” buyurduğunu unutarak dinimizi öğrenmenin gayretinde bulunmadık. Aklımızın ve nefsimizin arzuları doğrultusunda hayatımızı yaşamaya başlayınca, dinimizden uzak kaldık. Dinimize hakaret edenlere veya dinimizi bize çarpık bir anlayışla anlatanlara iltifat ederek, gaflet kuyusunun dibine doğru hızla yuvarlanmaya başladık. Aklımızın ve nefsimizin arzuları doğrultusunda hayatımızı yaşamaya başlayınca, dinimizden uzak kaldık.
AHMET YAŞAR

ÖLÜMDE GÖMÜLÜ HAYAT

Tarikat egitiminin insanin sirat-i müstakimde ilerlemesini saglayan bir ilim yolculugu oldugunu hiç unutmamaliyiz. Ilimden ve tefekkürden mahrum bir sekilde yapilan kuru bir zikirle kurtulusa ermek ve nefis terbiye mertebelerine asmak mümkün olmaz. limsiz olarak çikilan yolculuklarda insanlar Hakk'i batildan ayirmakla zorluk çekerek, farkinda olmadan sirk ve nifak batakliklarina yuvarlanirlar. Halbuki 'vahdet-i Islâm'i korumak için her sahada tevhid anlayisina talip ve sahip olmamiz lazimdi. Ama sonsuz ilahi hikmetler geregi olanlar olmustur.
AHMET YAŞAR

AKÂİD SOHBETLERİ

İnsanlar şirk ve inkâr gibi kötü ahlâklara sahip oldukları için eski devirlerde masum yavrularını diri diri toprağa gömmekteydiler. Bugün ise bu masum yavrulara daha sefil, elem ve ızdırab verici, şahsiyetlerini ayaklar altına alıcı bir ortam hazırlamaktadırlar. O masum yavruların ölümün bile rahmet olduğunu düşündürtecek olan bu davranışlardan kurtarmak mü’minlerin en önemli vazifelerindendir. Çünkü güzel ahlâka sahip mü’minler kollarını bütün dünyâya ve insanlığa karşı şefkatle açarak onları kucaklama gayreti içerisinde bulunmaları îmanlarının gereğidir.
AHMET YAŞAR

METİNLERLE TASAVVUF TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

Günümüzde, tüketim çılgınlığına karşı durma, arzuları frenleme, ahlâkî zaafları tamir etme ve insan sevgisi gibi konularda, tasavvuf perspektifine şiddetle ihtiyaç vardır. Tasavvuf, insan-ı kâmil olma yolunda, insan iç dünyasını tel tel çözerek yeniden inşâ etmeye çalışan bir hâl ilmidir. Bu yeniden inşâ sırasında insan, benlik, ahlâk ve varlık konularına, alışılmış gündelik kalıplardakinden farklı, yeni tanımlar getirir. İşte bütün bu süreç ve tanımlar tasavvuf terimleriyle ifâde edilmektedir. Dolayısıyla bu dünyâyı tanımak, tasavvuf terimlerine vâkıf olmayı gerektirir.
Zafer ERGİNLİ

TARÎKAT-I MUHAMMEDİYYE

Ey Peygamber (s.a.v) âşığı olup, O'ndan ve ashabından şefâat umanlar! Bütün insanlar bidatler üzerine ittifak etmiş, O'nun ve ashabının sünnetini sâdece sarıkları! üzerine koymuş olsalar bile, siz, bidatleri terk edin ve sünnete sımsıkı sarılın. Zira biz öyle bir zamanda bulunuyoruz ki, cehâlet itibar görürken, ilim ise, sözü edilmeye değmez bir hale getirilmiştir. Bunun yanı sıra, zamanımızın insanları, bidatleri ve dînin yasakladığı şeyleri, Allah'a (c.c) yaklaşmanın en üstün yollarından sayıp, onla­ra sarılıp yola çıkmayı bir maharet! saymaktadırlar.
İMAM BİRGİVİ

KUYUDAKİ YUSUF (a.s)

Bizler hakikatleri, hiçbir beşerî güç ve kuvvetten çekinmeden, korkmadan tebliğ etmekle mükellefiz. Tebliğ ettiklerimizden umduğumuz neticeyi alamayışımız bizleri, umutsuzluğa, arkasından da tebliği terk etme gibi bir hataya sürüklememelidir. Bilmelisiniz ki; mûcize gibi olağanüstü bir halle desteklenen nebi ve resûller bile körleşen gözleri açmak, kalpleri uyandırmak ve kulakların paslarını silmek için tebliğe devam...
AHMET YAŞAR

KASİDE-İ BÜRDE TERCÜME VE ŞERHİ

Peygamberi (s.a.v) sevmek her Müslümanın en tabii görevidir. Zira o Allah’ın Resülüdür” (Fetih 29) ve “peygamberlerin sonuncusudur.” (Ahzap 40) Rahmete kavuşabilmek için Allah’a (c.c) ve O’nun Resülüne (s.a.v) itaat etmek gerekmektedir. (Al-i İmran 132) Çünkü o, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. (Enbiya 107)
Abidin Paşa

Sayfalar